| |
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
Stresle
Mücadele
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
"Uykusuzluktan ölüyordum,
ama yatağa ne zaman girsem tüm uykusuzluğuma rağmen göz kapaklarım sanki
mancınıkla fırlatılmışcasına açılıyorlardı. Uyuyamıyordum, yemek yiyemiyordum,
konuşamıyordum. Sorunumun nedenini bulmak için psikoloji seansları, ilaçlar,
kürler yetmeyecekti. Ta ki bir gün bir tatil kasabasında sabaha kadar iç
sorgulama yapana dek... Her şeyi çözmemiştim, ama nasıl çözeceğimi artık
biliyordum. Bu da bir başlangıçtı.."
|
|
|
|
Stres Nedir? |
|
|
|
Stres aslında
her birimizin -küçük, büyük ayırt etmeden- yaşadığı belli bir olay ya da durum
karşısında duygusal ve fiziksel dünyamızın gösterdiği "zorlanıyorum"
reaksiyonudur. Stresten arındırılmış bir yaşam söz konusu olamaz. Hatta stres
belli bir ölçüde "yaşamın zorlayıcısı" olarak gereklidir de. Ama duygusal ve
fiziksel dünyamız zaman zaman karşılaştığı zor durumun kalıcı olmaya başlaması
halinde ciddi bir yıkım sürecine girer. Bu yıkım içsel yıkım şeklinde
olabileceği gibi, dışsal yıkım da yani çevremizdekilere (canlı,cansız) zarar
verme şeklinde de olabilir.
Stresin etkisini
bir yıkım şeklinde göstermesi durumuna "stres fırtınası" diyebiliriz. Stres
fırtınası önlem alınmadığı takdirde kolaylıkla kalıcı ruhsal ya da fiziksel
hastalıklara bizi götürebilir. (Panik-atak, anksiyete, tansiyon ilk akla gelen
bu türden rahatsızlıklar arasında kolaylıkla sayılabilir.) |
|
|
|
Stresin Belirtileri |
|
|
|
Stres altındaki
kişilerde görülen en temel fiziksel belirtiler :
Stres altındaki
kişilerde görülen en temel duygusal belirtiler :
-
Sinirlilik
hali
-
Duygusal
yorgunluk
-
İsteksizlik
-
Konuşma
zorluğu ya da tam tersi fazla konuşma
-
Hatalı konuşma
(sözcükleri karıştırma)
-
Unutkanlık
-
Çeşitli
korkuların belirmesi (yakınlarını kaybetme kaygısı, uçuş korkusu, hastalanma
korkusu, ölüm korkusu,...)
-
Cinsellikten
uzaklaşma ya da tam tersi aşırı cinsel ilgililik
-
Küfürlü
konuşma
-
Başarısızlık
hissi
-
Kendini küçük
ve yetersiz görme
-
Zaman zaman
saldırganlık
-
Duygusal
dengesizlik
|
|
|
|
Stresin Nedenleri |
|
|
|
Bedenimiz
mükemmel bir mekanizmadır. Bu mekanizma kendisine yönelen bir saldırı halinde
savunmaya geçer. Ama saldırının geliş kaynağı, etkisi ve yıkımı ölçüsünde bu
savunma başarılı olur. Saldırının savuşturulamaması halinde bu mükemmel
mekanizma yara almaya ve parçalanmaya, sistemini oluşturan öğeleri teker teker
kaybetmeye başlar.
Stres de
duygusal ve fiziksel bütünlüğümüze yönelmiş bir saldırıdır. Bu saldırının geliş
kaynağı çok çeşitli olabilir.
En çok rastlanan
nedenler :
-
İşyerinde
yaşanan huzursuzluklar
-
Aile içi
anlaşmazlıklar
-
Aile içi
şiddet
-
Boşanma
-
Cinsel taciz
-
Cinsel
engellenme
-
Ekonomik geçim
zorluğu
-
Ağır eğitim
-
Ağır aile içi
sorumluluklar
-
Belirli bir
korkuya sebep olan durumun ortaya çıkması
-
Ölüm
-
Aniden ortaya
çıkan fiziksel hastalıkların yarattığı korku
|
|
|
|
Stresin Neden Olduğu
Sorunlar |
|
|
|
Kendisine
yönelen saldırı karşısında bedenin kimyasal dengesi, hormonal salgı durumunda
değişme olur. Stresin uzun sürmesi ya da saldırının bedence savuşturulamaması
durumunda bedenin kimya dengesi bozulmaya başlar. Midede asit düzeyinin
yükselmesi, adet döneminde düzensizliklerin ortaya çıkması stresle de alakalı
olabilir. Özellikle stres halinde üretilen adrenalin bedenin kimya dengesini
olumsuz yönde etkileyebilir. Özellikle engellenme duygusunun yarattığı stres,
deri dökülmeleri, kaşınma, uzun süre banyo yapmama gibi durumlara yol açabilir.
Stres altındaki
kişi bir korku yaşamaktadır. Bu korku onun normal yaşamını sürdürmesine engel
olmaktadır. Bir çok şeyden kaçar ve normal yaşam sürecini hızla değiştirmeye
zorunlu olarak yönelir. Özellikle sosyal yaşamdan kopuş, içe kapanıklılık ve
kendisi ya da sevdikleri ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmeden kaçınmaya
başlama stresin neden olabileceği durumlardandır. Zira stres altındaki kişi
kendini "hiç bir yükü taşıyamayacak derecede yorgun" hissetmektedir. Bir şeyleri
yapmaya yönelik istek düzeyinde ciddi bir düşüş söz konusudur. "Bir şeyleri
yapmaya" yeltense de "başarısız olacağına" inanmaktadır.
|
|
|
|
Stresi Çözmek |
|
|
|
Ne yazık ki bir
çoğumuz eğer yaşadığımız stres kalıcı hale dönüşmüş ve duygusal ile fiziksel
dünyamıza zarar vermeye başlamışsa fark etmeyiz bile. Bu durumu "ılık suda
pişirilen bir kurbağa" ile benzeştirebiliriz. Ilık suda kendini güvende hisseden
kurbağa, suyun yavaş yavaş ısınması ile gelecek tehlikeyi fark etmez. Stresinin
yıkıcı hale geldiğini hisseden kimilerimiz çareyi bir tıp adamından/kadınından
danışmanlık almada buluruz. Bu aslında oldukça sağlıklı bir yöntemdir. Öte
yandan kimilerimiz ise özellikle metafizik alana yoğun bir yönelme gösterir,
yaşadığımız bu olumsuzluğun ne zaman sona ereceğini öğrenebilmek için falcılara,
astrologlara, dua okuyucularına yöneliriz. Modern insanın stres düzeyinin
eskisine oranla çok artmış olmasından dolayıdır ki, alternatif tıp diye tabir
edilen tedavi ya da rahatlama yöntemleri son yıllarda bu sebeple çok
yaygınlaşmıştır. (Reiki, taşlarla tedavi gibi)
Söz konusu
yöntemlerin faydalı ya da faydasız olabileceği bu yazının konusunu teşkil
etmemektedir. Önemli olan stresi çözecek yolun doğru seçilebilmesidir. Bu
çözümdeki kilit kişi öncelikle "biz"izdir. Yani stresi çözmek konusunda ilk
adımı atması ve kararlılık göstermesi gereken kişi bizzat kendimizdir. Pekiyi
stresi nasıl çözeceğiz. Tıbbi ya da dilediğimiz bir yöntemi seçerek yardım
alabiliriz. Ama bu yardımı alsak da almasak da öncelikle bizi neyin strese
soktuğunu tespit etmeye çalışmalıyız.
Özellikle "iç
sorgulama" bu anlamda faydalı bir yaklaşım olacaktır. Günlük yaşamımızda stres
altında yaşadığımız ortamda bir kaç gün süre ile mümkün olduğunca kendimizle ve
yaşadığımız durumlarla ilgili not tutmaya çalışabiliriz. "Olan neydi?", "Ne
hissettik?", "Bize nasıl davranıldı?", "Biz nasıl davranılmasını istiyorduk?",
"Bizi ne mutlu etti", "Bizi ne mutsuz etti?", "Sıkıntılarımız saat kaçta
başladı?" yanıtını arayacağımız sorulardan olabilir. Bu sorular sizin durumunuza
özgü olarak değişebilir. Sorularınızı kendiniz de oluşturabilirsiniz. Önemli
olan stresinizin "anatomisi"ni çıkarabilmektir.
Notlarınızı
oluşturduktan sonra, herkesten uzak bir kaç saate ya da bir kaç güne ihtiyacınız
olacaktır. Notlarınıza bakarak geriye dönerek durumları çözümlemeye çalışın.
"Sizi neyin mutsuz ettiğini", "sizi mutsuz eden bu durumun sona erebilmesi için
olası çözümlerin neler olduğunu", "çözümlerin bedellerinin ve ödüllerinin neler
olabileceğini" düşünün. Bu düşünme egzersizini yaparken olabildiğince gerçekçi
olmaya çalışın. Kendinize kızmayın, acımayın, kendinizi şövalye ya da kurban
olarak nitelemeyin. Kaldırabileceğinizden daha ağır ya da yapabileceğinizden
daha hafif çözümlere hemen heves etmeyin.
Böylesi bir iç
sorgulamayı yaparken sadece çevrenizi ve çevrenizdekileri değil kendinizi de
eleştirin. Ama eleştirin yıkmaya yönelmeyin. "Ne yapsa idiniz durum daha iyi
olabilirdi?" ve "bunu neden yapamadınız ya da yapmadınız?", "bunu nasıl
yapabilirsiniz?" sorularına yanıt arayın.
Bu iç
sorgulamayı yaparken notlar almayı ihmal etmeyin. Olabildiğince yazık, kağıt
tüketin. Sorunlarınızı ya da sorgulamanız sırasında başlık haline gelebilen
durumlara ait sözcükleri bir kağıda büyük harflerle yazarak çevrenizdeki
duvarlara asın.
Unutmayın ki,
stresi çözebilmek için mevcut durumun değiştirilmesi gerekir. Mevcut durum bize
bağlı sebepler içerebileceği gibi bize bağlı olmayan ama bizi etkileyen
sebepleri de barındırabilir. Örneğin, insanlara sert konuşan birinin çevresinden
aldığı tepkinin sebep olduğu stres belki kişinin konuşma tarzını
değiştirebilmesi ile belli bir vadede çözülebilir. Ama işyerinde yeteneklerinin
dışında çalıştırılan bir kişinin stresini yenmesinin belki de en önemli çözümü
mümkünse yeteneklerine uygun bir işe yönelmesidir.
Kuşkusuz stresi
yenebilecek her çözüm kolay ve çabuk değildir. Zaten böyle olsa idi, stresi
çözmek de belli bir çaba isteyen bir eylem olmazdı. Stresin çözümü, belli
vazgeçişleri ya da belli çabaları gerektirebilir. Bu durumda yapılacak en doğru
şey, "neyi gerçekten yapabileceğimize" ve " bu çözümün bizi mutlu edip
etmeyeceğini" kurgulayabilmektir.
Yaşamı bu
anlamda bir "kumar" olarak algılamaktansa "akıl ile çözümler üreterek
problemleri çözme eylemi" olarak görmek daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. |
|
|
|
Post-Stres Dönemi |
|
|
|
Eğer stresi
çözmek için bulduğumuz çözüm, işe yaradı ise bu durumda çalışmamızı hemen sona
erdirmemeliyiz. Zira stresin tekrar aynı şekilde ortaya çıkmaması için
post-stres (stres sonrası) dönemde de "stresin tekrarlamaması" için yapmamız
gerekenli bilmeliyiz. Öncelikle bizi strese götüren şeyden uzaklaşmış isek ona
yaklaşmamak/yaklaşmamaya çalışmak iyi bir önlem olacaktır. Stresimizi yenmek
için bir özelliğimizi değiştirmiş isek bunu devam ettirmek de yine iyi bir
önlemdir. Stresten uzaklaşmanın verdiği rehavet ve mutluluk ile "önlemler
listesini" bir kenara atmamalıyız. |
|
|
|
Stresten Uzak Durmak |
|
|
|
Stresten uzak
durabilmek pek mümkün değilse de kalıcı hale dönüşen ve başka duygusal ve
fiziksel sıkıntılara yol açan yıkıcı stresten uzak durabiliriz. Bu uzak duruşta
başlangıç noktamız yine "biz"iz. "Kendimizi unutmamalıyız. Sadece başkaları ya
da işler için yaşamamalıyız. Yaşamı kendimiz için de yaşamalıyız. "Kendini
çocuklarına feda eden anne/baba" ya da "işi için kendisini unutan kişi"
tiplemeleri toplumsal düzeyde bir tür "kahraman" mertebesi ile adlandırılırsa da
aslında böylesi bir durumda bir "kahraman"dan değil bir "kurban"dan söz etmek
daha uygun olacaktır. Siz kendinizi unutabilirsiniz. Ama beden kendini unutmaz.
Siz bedeninize karşı sorumluluğunuzu yerine getirmediğiniz takdirde bedeniniz de
sizinle yapmış olduğu barış anlaşmasını bozacaktır.
Kendimizi
nasıl hatırlayacağız?
-
Kendimizi
sevmeliyiz. Her kusurumuzu değiştirmemiz gerekmeyebilir. Bazı
"kusurlarımız" bizi biz yapan şeylerdir. Bir diğerine benzemektense biz
olabilmek daha sağlıklı bir şeydir. Bir başkasının bizi sevmesi, bizim
benzediğimizi sevmesinden daha elle tutulur bir sevinçtir.
-
Kendimize
zaman ayırmalıyız. Mutlaka günde belli bir zaman dilimini kendimize
ayırmalıyız. Bu zaman diliminde bencil olma hakkımız vardır. Bu zaman dilimini
sevdiklerimizle paylaşmaya yeltenmemeliyiz. Ayırdığınız zaman size ait
olmalıdır. Bu zaman diliminde sizi ne mutlu ediyorsa onu yapmalısınız. Bu
koşma, yürüyüş, kitap okuma, resim yapma, dikiş dikme, bilgisayarda oyun
oynama, .. olabilir. Kısacası seçtiğiniz eylem her ne olursa olsun o eylem
sizi mutlu eden eylemdir ve size ait zamanda bu eyleme yönelmenizde hiç bir
sakınca yok. (Tabii söz konusu eylem stresinize de dolaylı olarak katkıda
bulunan eylem olmamalıdır.)
-
Stres
altında oluşan bağımlılıklarımızla mücadele etmeliyiz. Stres altında başta
sigara, alkol, ilaç kullanımı olmak üzere kimi bağımlılıklara meyil
edebiliriz. Aynı şekilde yalan söyleme, gerçeği süsleme, abartı da bu tür
bağımlılıklara benzer şekilde gelişir. Bunlar nomal doğamızın dışındaki
durumlardır ve bunlardan kurtulabilmek de belli bir çaba göstermemizi gerekli
kılar.
-
Gülmeyi
unutmamalıyız. Gülmek insanı gevşeten, yenileyen bir eylemdir. Beden
güldüğünde mutluluk hormonları salgılar. Nükteden, küçük tatlı şakalardan,
komik hikayelerden uzak durmayalım. Kahkaha atmaya utanmayalım. Kahkanızı
sevin. Çünkü bu kahkaha dünyaya "ben mutluyum" demektedir. Onu susturmayın.
-
Sinirlendiğimizde sinirimizi yenmesini öğrenmeliyiz. Sinirlendiğimiz bir
anda ilk elde sinirimizi boşaltmak yerine ya da dişlerimizi sıkmak yerine
karşımızdaki kişiye içimizden geçen kötü şeyleri söylemek yerine "bu sözlerin
beni yaralıyor" diyebilmek emin olun daha faydalıdır. Karşımızdaki kişinin
bize yaptığının bizde hissettirdiklerini rahatlıkla söyleyebildiğinizde
karşımızdaki kişinin sinirini bile kontrol edebiliriz.
-
Özür
dilemekten ya da barışmaktan çekinmeyelim. Bazen bir özür, bir çiçek, bir
tebessüm ve de en önemlisi bir "seni seviyorum" seslenişi her şeyi çok hızlı
bir şekilde çözer.
-
İnsanları
olduğu gibi kabul etmeye çalışalım. İnsanları değiştirmek kolay değildir.
Eğer bazı durumlarda karşımızdakini olduğu gibi kabul eder ve onu
olamayacağına değiştirmeye zorlamaktan vazgeçersek hem kendimiz hem de onun
için faydalı bir şey yapmış oluruz.
-
Spor
aktivitelerine katılalım. Düzenli spor yapmak, bedeni fizik olarak bir
şeyle meşgul etmek hem fiziksel hem de duygusal olarak faydalıdır. Ama aşırı
spor aktivitesinin de stresle alakası olduğunu göz ardı etmeyelim.
-
Dünyadan
kopmayalım. Dünya değişirken köşemizde kalamayız. Değişen renklerle
birlikte büyümeliyiz. Okumaktan, dinlemekten, öğrenmekten vazgeçemeyiz. Yeni
öğrendiğimiz şeyler bizi yeniler. Öğrendiğimiz yeni şeyleri paylaşalım,
tartışalım. Düşünce dünyamızdaki yoksulluk gelişmemizin, sorunları çözmeyi
öğrenebilmemizin önündeki en temel engeldir.
-
Düzenli ve
dengeli beslenmeye çalışmalıyız. Bedenimizin stresle mücadelesinde
kimyasal dengesini koruyabilmek ve ona bu mücadelede gerekli olan enerjiyi
verebilmek adına doğru şeyleri yemeliyiz. Bu açıdan sağlıklı ve dengeli
beslenme önemlidir. Aşırı yağlı ya da aşırı şekerli yiyecekler bedenin
fiziksel dengesini, metobolizmasını bozabilir.
|
|
|
|
|
|
|
|
Yasal
Açıklama
Bu sayfada
yazılı bilgiler stresi yenmenizde tek başına çözüm oluşturmayabilir. Bu sayfada
yazılan bilgiler stresi çözmenizde tavsiye nitelikli bilgiler olarak
derlenmiştir. Zaman zaman stresin sebebi fiziksel rahatsızlıklar, hastalıklar da
olabilmektedir. Şayet stres altında olduğunuzu düşünüyorsanız ve bunun için bir
tıp adamının/kadının değerlendirmesini gereksinim duyuyorsanız, durumunuzun
netlik kazanması için bu çözümü seçmenizi tavsiye ederiz. |
|
|
|
|
|
|
|