|
Bu
yazı Bremen Mızıkacıları oyununda kedi rolünü üstlenen ve ne yazık
ki kedisi E.T.yi kaybeden tiyatro oyuncusu Gülşen Ünsal’a ve kedisi
E.T.ye ithaf edilmiştir. (*)
Bremen, 8. yüzyılda Alman Krali Şarlman'ın İskandinavya'yı
hıristiyanlaştırmak için kilit konumda gördüğü ve Almanya'nın
kuzeyinde yer alan sevimli bir bir liman kentidir. İzmir'le de
“kardeş kent” olan Bremen'in adı asıl olarak Grimm Kardeşler'ce
aktarılan Bremen Mızıkacıları masalı ile duyulmuştur.
Bremen Mızıkacıları, dört hayvanın duygusal ve naif bir hikayesidir.
Yaşlı bulunduğu için sahibi tarafından artık yem verilmeyen yorgun
eşeğin "en iyisi buralardan gitmek" diyerek başladığı yolculuğuna
sahibi tarafından yine yaşlandığı için istenmeyen köpeğin
katılmasıyla masal başlar.
İki
yaşlı hayvan Bremen'de şarkıcı olmak için yola koyulurlar ve bir
yandan da şarkı söylerler. Yolda karşılarına yaşlandığı için fare
tutamayan ve bu yüzden farelerin alay konusu olmaktan bıkmış bir
kedi çıkar. Kedi de Bremen'de şarkıcı olma hayalini sever ve onlara
katılır. Bir süre sonra ise karşılarına sahibi tarafından
kesileceğini öğrenen telaşlı bir horoz çıkar. Canını kurtarmak
isteyen horoz da kurtuluşu Bremen’e gtmekte bulur. Dört hayvan bir
kulübenin yakınında geceyi geçirmeyi planlar ama kulübede hırsızlar
olduğunu görürler. Hemen bir plan yapıp üst üste çıkarlar ve hayalet
taklidi yapıp hırsızları kaçırtırlar. Hırsızların kaçması üzerine
ise orada bir süre kalmaya ve her gün şarkı söylemeye karar
verirler.

Bremen kentinin meydanında yer
alan 1953 sanatçı
Gerhard Marcks tarafından
yapılmış olan
Bremen Mızıkacıları heykeli.
Her
masal gibi Bremen Mızıkacıları da bir öğütte bulunur. Yaşlılığın
psikolojisini, gözden düşmenin acısını ve yıllar boyu hizmet edilen
kişilerin vefasızlığına dikkat çeker. Bu serzenişe rağmen yine de
iyiliği öğütler. Budizm başta olmak üzere bir çok felsefe
anlayışında önemli bir yer tutan “yolculuğun aslında varmaktan daha
öğretici olduğu”na dair inanç Bremen Mızıkacıları masalında da
pekiştirilir. Bremen’de şarkıcı olma hayali ile yola koyulan 4
hayvanın Bremen’e varıp varmadıkları masalda belli değildir. Belli
olan ise “bulunan kulübede bir süreliğine konaklanacağı” ve Bremen’e
yolculuğun devam edeceğidir.
Her
ne kadar günümüzde masal yazarı (derleyicisi) olarak tanınsalar da,
Jacob ve Wilhelm Grimm, 19. yüzyılda Göttingen Üniversitesi'nde
profesör olarak çalışan iki kardeştir. Grimm Kardeşler, "kralın
yasal olmayan yetkilerinin sınırlandırılması"na verdikleri destek
ile Alman demokrasi tarihine geçmişlerdir. 1812 yılında ise
derledikleri masalların ilk cildini, 1814'te de ikinci cildini
yayınlamışlardır. Kül Kedisi ve Pamuk Prenses masalları da Grimm
Kardeşler'in derlediği masallar arasındadır.
Grimm Kardeşler'in masalları anlatış teknikleri modern zamanda bir
çok psikoloji uzmanının da dikkatini çekmiştir. Bu uzmanlardan biri
olan Eugen Drewermann, 20 ayrı öyküde "zorlanan insan
psikolojisinin" anlatıldığını belirtmektedir. Sadece psikoloji
uzmanları değil, dilbilimciler de masalların diliyle ilgili ilginç
saptamalar yapmışlardır. Grimm Kardeşler’in masalları, Alman
dilbilim tarihinin önemli kaynaklarından biri olarak görülmektedir.
Bremen Mızıkacıları'nda betimlenen kedi, diğer üç hayvandan küçük
bir farka sahiptir. Diğer üç hayvanın sahibi olduğu ve sahiplerinin
kötü muamelesinden dolayı yola koyuldukları ifade edilirken, kedi
"farelerin alay konusu olduğu” için gruba katılmıştır. Ama dört
hayvan karakteri de yaşlılığın ne anlama geldiğini anlatmakla
kalmaz, aynı zamanda yaşlılığın aslında saf hayallerin tekrar
canlanmasına izin veren muhteşem bir özgürlük olduğunu da bizlere
anlatır. Yaşılık kavramına yüklenen “zamanı kalmamışlığı”
nitelemesini “şarkıcı olma hayali” ile alaşağı eder. Bu yönü ile
tıpkı ölüme giden yaşlı Sokrates'in yine de bir müzik aleti çalmayı
öğrenmek istemesini çağrıştırır.
2000 yılının kışında işsiz kalıp kirasını ödeyemeyince evinden
çıkarılan tiyatrocu Gülşen Ünsal, işsizlik günlerinde Bayrampaşa'da
bir arkadaşının evinde kalmaya başlamış. Kimse E.T. ile kendisini
kabul etmeyince ve kimseden yardım alamayınca kedisini Bakırköy
Osmaniye'deki hayvan barınağına emanet etmiş. Yaşadığı maddi zorluğa
rağmen kedisini her gün Feritpaşa'ya gidip ziyaret etmiş ve bir gün
kedisinin barınaktan kaçtığını öğrenince yıkılmış. Uzun bir süre
Bakırköy ve çevresinde E.T.'yi aramış. 2001 yılında Bremen
Mızıkacıları oyununda kedi rolünü üstlenen tiyatrocu Gülşen Ünsal’a
bu yazının ithaf edilmesinin sebebi “kaçan kedi” ögesinden dolayı
değil, tam tersine böylesi bir kedi dostunun yaşadığı acıyı anlamak
ve ona olan sevgimizi dile getirmek içindir.
|