|
Katherina Witt'in
buz üstünde ardı arkası kesilmeyen taklalarını, Irina Rodnina ve
Aleksandr Zaytsev'in Adagio eşliğindeki dansları, ilk kez Denis'in buzun
üzerine taşıdığı şaşkınlık verici denge hareketini unutmak mümkün değil.
Artistik patinaj şampiyonalarının milyonlara sevdirdiği buz pateni,
muhtemelen Vikingler döneminde İsveç'te ortaya çıkmış yarı spor yarı
dans bir etkinlik. Daha çabuk ve kolay seyahat edebilmek için
kullanılmaya başlanan buz patenleri yerçekimine meydan okumaya
başladıkça yeni bir spor alanı da kendiliğinden doğuvermiş oldu.
Hollandalılar bu spora meşhur tahta ayakabılarının altına demir kızaklar
takarak katıldılar. İngiliz Kralı I. Charles ise Hollanda'da gördüğü ve
beğendiği bu sporu hemen İngiliz aristokrasisine taşıdı. Patenle dans
kısa bir süre sonra asfalt zemin üzerine taşındı. Kızakların yerini
küçük lastik tekerlekler aldı ve paten yeni bir görünüm kazandı. Bir çok
kentte yaş farkı olmaksızın insanlar patenlerini takarak haftasonu
yürüyüşlerini, "paten gezilerine" dönüştürdü. Ama henüz asfalt zemin
üzerinde yapılan paten sporu Olimpiyat Oyunları'na girecek olgunlukta
bulunmuyor. Buz pateni ise 1908 yılından beri Olimpiyat Madalyası ile
onurlandırılıyor. İster buz üstünde ister asfalt üzerinde olsun, paten,
yerçekimine meydan okuma tutkusunun en neşeli dışavurumu.
|