|
Ders 18 : Kedi Anatomisi
Kedi anatomisini tek bir cümle ile özetlenmek gerekirse "avlanmak
için yaratılmış mükemmel bir sistem" rahatlıkla diyebiliriz. O kadar
avlanmaya yönelik bir beden yapıları vardır ki, örneğin ayak
yapıları hep ileriye gitmek için kurgulanmış gibidir. Geri geri
gidebilirlerse de zorlanır. 230 kemikten oluşan iskelet sistemi
insanınkinden oldukça farklı olup iskeletler arası oluşumlar vücudun
esnemesine izin verecek şekildedir.
Ortalama değerler esas alındığında
yetişkin erkek kediler 3.5 ile 7 kilogram arasında olurken, dişi
kediler 2.5 ila 4.5 kilogram arasındadır. Enleri ortalama 30
santim, uzunlukları ise 80 santim civarındadır.
Akciğerin içindeki tüpler oksijenin tüm akciğere dağılmasını sağlar. Akciğerler
kedinin her iki tarafında ve diyaframın tam üstünde yer alır. Diyafram kedinin
soluk alma hızını kontrol eder. Soluk borusu bir anlamda akciğerlerin
havalandırma sistemi olarak kabul edilebilir. Dışarı atılması gereken kirli hava
ve alınması gereken temiz hava diyaframın kontrolünde soluk borusu aracılığıyla
taşınır. Solonum sitemini oluşturan organlar bir çok kedi hastalığının da
hedefidirler.
Kedi
bıyığı (ya da latince adıyla vibrissae) kalın kedi tüyünden iki üç kat kalındır.
Burun bölgesinde üst dudağın yanlarından çıkan bıyıklar yine kedi tüyüne kıyasla
üç kat daha derine gömülüdürler. Kökleri sinir sistemi ile ilinti halindedir.
Bıyıklar tarafından algılanan bir hareket hemen köklerden sinirlere ve oradan
beyine iletilerek alınacak aksiyon konusunda bilgilendirme ve uyarı işlevi
görür.
Kediler bir
şey içerken dillerini inanılmaz bir hızla kullanırlar. Dil hızla
suya dalar ve çıkar. Bir anlamda fillerin su içmesine benzer. Ağız
suya değdirilmez, su dil aracılığıyla (fillerde hortum) ağza
taşınır. Kedilerin dili zımpara gibidir. Üzerinde onlarca küçük
odacık vardır ve su içme sırasında bu odacıklar su havuzcuklarına
dönüşür. Suya dalan dilin üzerindeki odacıklar su ile dolar ve
taşımada dökülmemesi için dil ağza doğru bükülür. Dil aynı zamanda
lapa yiyeceklerin yenmesinde de aynı işlevi görür.
Bir
kedinin kalbi dakikada 100 ila 200 kere atar. Kalp kapakçıkları
hızla açılıp kapanır. Bu sırada eşit ölçüde kan kalbe alınır ve
kalpten damarlara pompalanır. Bu sırada kandaki karbondioksit
temizlenerek kana oksijen verilmesi sağlanır. Kalp bu anlamda
solunum sistemi ile işbirliği içinde çalışır. Kalp sol ve sağ bölüm
olmak üzere iki parçadan oluşur ve her iki bölüm de aynı hızla
çalışır.
Kediler doğduklarında 26 diş ile
doğarlar ve erişkin olduklarında diş sayısı 30’a tamamlanır.
Doğumdan sonra 6 ay içinde dişler yenilenir. Kedilerin damakta 2
kedi dişi, 6 ön-diş, 6 ön-azı diş ve 2 azı diş bulunur (16 diş
damakta). Çenede ise 2 küçük kedi dişi, 6 küçük ön-diş, 4 küçük
ön-azı diş ve 2 küçük azı diş vardır (14 diş çenede). Ön dişler
yiyeceği kavramada, köpek dişleri ise hem yiyeceği kavramada hem de
savunmada kullanılır. Kedi dişleri, kedinin dişleri arasında en
duyarlı olanıdır.
Kedi beyni 20 ile 30 gram arasındadır. Ama diğer memelilerle
kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir. Beynin
büyüklüğü ile zeka arasında bir bağlantı olsa da –örneğin suya
dalabilen kuşların beyni diğer kuşlara göre yaptıkları eylemin
karmaşıklığı sebebi ile daha büyüktür- beynin büyüklüğü ile zeka
arasında her zaman için birebir ilinti kurmak doğru değildir.
Sözgelimi kediler, kendilerinden çok daha iri olan aslanlarla
kıyaslandığında daha zekidirler. Öte yandan kedigil ailesindeki
canlıların beyin yapısı inanılmaz derecede benzerlik gösterir.
Kediler mükemmel bir kulağa
sahiptirler. Hani şu bestecilerin “müzik kulağı var” dedikleri
türden işittiklerini tek tek ayrıştırıp değerlendirebilirler. İşitme
kediler için hem güvenlikleri (tehlikeden kaçma anının tespiti) hem
de avlanmaları (besin olacak canlının yerinin tespiti) için
önemlidir. Kediler insanlardan da köpeklerden de daha iyi işitirler.
İnsanlar 20 Hz’e kadar sesleri işitirken köpekler 40 Hz'e kadar
sesleri işitir. Ama kediler için bu sınır 60 Hz’dir. Bu metrelerce
uzaktaki bir böceğin yürüyüşünün ya da saklanan bir farenin
soluğunun duyulmasıdır.
Patiler kediler için
hareketin ve dengenin temelidir. Tırmanmak, kazmak, savunmak,
savaşmak ve spreylemek (cinsel sıvı atımı) için patilere ihtiyacı
vardır.
Bir kedinin patisi ayağının en son kemiğine bağlıdır. Pençeler esnek ve
dönebilirdir. Böylelikle en iyi tırmalama açısını rahatlıkla
yakalarlar. Pençeler protein ve keratin dolu bir deri ile
çevrilidir.
“Kedi Gözü” deyimlere
geçecek ve çeşitli adlandırmalara girecek kadar hayranlık uyandırır.
Kediler gözleri ve görme yetenekleri ile ayırt edilirler. Bir
kedinin gözü doğumdan 7 ila 10 gün sonra açılır. İki ay içinde de
gerçek rengini alır.
Ders 19
Test 18
Yanıt 18
|