|
“Ülkemiz bu konuda çok
geri durumdadır” gibi protestovari ya da kötümser bir cümleye bu
yazıda yer vermeyeceğim. Evet istenilen düzeyde değiliz. Ama insan
hakları konusunda da hayvan hakları konusunda yürümesi gereken çok
yolu olan biz Türkiyeliler'in bu durumda oluşumuzun sebepleri de her
birimizin fazlasıyla malumu. (eğitimsizlik, ekonomik sorunlar ve
çevreye karşı bilinçsizlik) Önemli olan “neden oldu”dan ziyade “ne
yapılmalı”ya yönelmek. Bu hem bizi “olması gereken”e daha
yakınlaştıracak bir yaklaşım.
Ayrıca “hak verilmez
alınır” sözü ilk bakışta çok popülist gibi gözükse de doğrudur. Ama
demokrasi içinde hakkı almanın yolu da yasalara saygıdan,
anlayıştan, usanmadan yapılacak iletişim arayışlarından geçer. Bunun
için de olmazsa olmaz koşul hakkın alınmasına inanların birlikte
hareket etmesidir.
Pekiyi ne yapabiliriz?
Grup halinde –sivil toplum- arayışları en doğru yaklaşımdır.
Demokrasinin dengesi için inandığı ilkeleri demokratik ilkeler
içinde savunan baskı grupları (sivil toplum örgütlenmeleri) hayati
öneme sahiptir. Solist olmak yerine koroda söylersek sesimizi daha
rahat duyurabiliriz. Ama bir çoğumuz da koro faaliyetlerinden
geçmişten gelen korkularımız/kaygılarımız sebebi ile uzak
durmuşuzdur ya da durmaktayızdır. Olabilir. Solist ya da korist
hangisi olmak isterseniz sizin tercihinizdir.
Ama hayvan hakları ile
ilgili olarak yapacağınız en etkin aksiyonlardan biri talebinizi
saygı ve nezaket içinde her düzeyde dile getirmenizdir. Hayvan
haklarının yaşama geçmesini istiyorsanız öncelikle bu yasal
düzenlemeleri yapma yetisine sahip kişilere (Cumhurbaşkanlığı’na,
Milletvekillerine, Siyasal Partilere) bu talebinizi yazılı olarak
iletmelisiniz. Hakaret dolu ifadeler ya da sadece protesto dolu
cümleler yazmayınız. Negatif etkisi olan bir talep, savunulan şeyin
değerini azaltır ve başta savunulan ilkeye zarar verir. (Bir örnek
vermek gerekirse Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) bir
çok otoriter ya da totaliter rejim altında çaresizliğe terk edilmiş
insanları çok basit ama etkin bir yöntemle “mektup kampanyaları” ile
kurtarmış ya da durumunun daha da kötüleşmesini önlemiştir. )
Demokrasi bir uzlaşma
ve hoşgörü zeminidir. Çevrenizde rastladığınız ve hayvan haklarının
ihlalini düşündüğünüz her konuda mümkün olduğunca harekete geçirin.
Tepkinizi dile getirin. Medya kuruluşları ile paylaşın.
Tepkilerinizin cevapsız kalmasından ise asla yılmayın. Unutmayın
gelişim ağırdır ve sabır gerektirir. Bunu kendiniz için değil aynı
zamanda çocuğunuz için de yaptığınızı aklınızdan çıkarmayın.
Birleşmiş Milletler’ce
ilan olunan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde denildiği gibi
“İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğinde bulunan onurunu ve
eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve
barışın temeli olduğuna” inanıyorsanız, “hayvan haklarının” da bu
onurun ayrılmaz bir parçası olduğunu göreceksiniz. Onurumuz için
hayvan haklarının yaşama geçmesine yönelik demokratik çabalara
katkıda bulunmalı ve desteklemeliyiz.
|