|
Almanya’daki gezi sırasında
turistik yerleri gezmek yerine bir çocuk yuvasına gitmişti.
Anlata anlata bitiremiyordu. Ama anlattığı ne çocuk yuvası ne de
çocuklarının güzelliği idi. Anlattığı çocuklar idi. Anne olmakta
geç kalmıştı. Anne olmayı istediği günlerde talihsiz bir trafik
kazası geçirmiş ve gerisinde gelen operasyonlar ise hamile
kalmasına izin vermemişti. Şimdi ise doktorlar umut veremiyordu.
Olasılık çok düşüktü. Aylar süren doktor ziyaretleri, ilaçlar ve
bir o kadar heyecan, kaygı... İşlere boğulmuş iken herhalde yine
sıkıntılı bir bayidir diye açmıştım telefonu. “Hazır ol, dedi.
Dayı olacaksın.” Hayatımda aldığım en güzel haberdi.
Talihsizliğin bacağı kırılmıştı. Çok keyifli bir hamilelik
geçirdi. Üstelik kendi evinden çok bizim evde. Annem, Babam ve
Fındık ile televizyon programlarını seyrederek, komşu kadınlarla
günlük sohbetleri kaçırmayarak meyvesini büyüttü. Doğduğunda onu
tutmaya korkmuştum. Ama gerçekti. Bu benim ilk yeğenimdi ve onun
ilk çocuğu idi. İlk bebeğini tuttuğunu anı unutmam mümkün değil.
Ona bakışını nasıl anlatabilirim. Bir annenin çocuğuna bakışını
yazmaya yeterli bir sözcük olduğunu sanmıyorum.
Anneler için çocuk herşeydir,
herşeyin üstündedir. Candır, canandır, yürektir, düşlerdir.
Sabah ilk kalkıldığında akla düşen, yatarken üzerlerine dua
okunandır. Bir çok hamile okurumuz benzeri kaygılarla bize
yazdılar. “Hamileyim ve kedimiz var. Düşük yapmak istemiyorum.
Doktorlar kedinin hamile kadınlar için tehlike arz ettiğini
söylüyor. Çaresizim.”
Hamileliği tehdit edebilecek şey
kediler değil öncelikle, kedilerden geçme ihtimali olan
toxoplasmosis denen tek hücreli bir organizma. Şimdi bu konuda
bilinen bir çok önyargıya açıklık getirelim.
Toxoplasmosis, dediğimiz gibi tek
hücreli bir organizma. Aslen barsak hücrelerini etkiler.
Kedilere dışkı, çiğ et ya da bu hastalığı kapmış hayvanların
yenmesi ile geçer. İnsanların % 60’ı kedilerin ise % 80’i
ömründe bu hastalığı geçirmiştir.
Kediler toxoplasmosise
yakalandıklarında kusma, yorgunluk gibi belirtiler gösterir.
Bazen zatüree ve göz şişmesi de görülür. İnsanlar ise bu
hastalığa yakalandıklarında bu tür belirtiler göstermez,
genellikle hafif bir soğuk algınlığı şeklinde hastalığı
geçirirler. Kediler bu hastalığın sebep olduğu organizmayı eğer
yakalandılarsa yaşamlarında ilginçtir hastalığı tek bir kez
yayarlar. Bu da hastalığa sebep olan organizmayı kaptıktan bir
ay sonra olur.
Kediler ve yetişkinler için çok
tehlikeli sonuçlar içermese de toxoplasmosis henüz doğmamış
bebek için tehlike yaratabilir. Eğer gebeliğin ilk üç ayında
toxoplasmosis kapılmışsa bebeğe geçme olasılığı düşüktür ama
eğer geçmişse bebeğe ciddi ölçüde zarar verebilir. Hamileliğin
son üç ayında bebek toxoplasmosis kapmış olsa da zarar görme
olasılığı düşüktür.
Hamile kalmadan önce veya kaldıktan
sonra hamile kadınlar kan testi yaptırarak toxoplasmosis kapıp
kapmadıklarını öğrenebilirler. Eğer geçmişte kapmışlarsa bu
durumda bebeğin etkilenmesi söz konusu değildir. Aynı şekilde
eğer kediniz de geçmişte bu organizmadan etkilenmişse onun da
hastalığı geçirmesi mümkün değildir. Yani kedi ile yaşayan
hamile kadınlar öncelikle hem kendilerini hem de kedilerini kan
testine tabi tutmaları gerekir. Bu testin sonucunda geçmişte bu
rahatsızlığı geçirmişlerse vücutları bağışıklık kazanmış
demektir.
Toxoplasmosis kediye geçtiği
takdirde 19 gün içinde gelişir (kuluçka devresi) ve 30-35 gün
sonra dışkı ile yayılması söz konusu olur. Eğer kediniz ev
kedisi ise (yani hiç dışarı çıkmıyorsa) ve kuru mama ile
besleniyorsa başka bir kediden toxoplasmosisi kapma olasılığı
düşüktür, tabii ki geçmişinde de bu hastalığa yakalanmamışsa.
Hamile kadınların toxoplasmosis
sebebi ile kedilerinden vazgeçmeye kalkmaları biraz abartılı bir
korkudur. Ne yazık ki bu konuda yeterli bir bilgi de pek
verilmemektedir. Peki kedi ile yaşayan hamile kadınlar ne
yapmalıdır?
-
Öncelikle hem hamile kadın hem de
kedi kan testine tabi tutulmalıdır.
-
Kediye kesinlikle kuru mama/yaş
mama dışında çiğ yiyecek verilmemelidir. (Tabii bu hamile
kadın için de geçerli. Pişmemiş köfte kıyması ya da çiğ köfte
bu anlamda tehlike arz eden çiğ yiyeceklerin başında gelir.)
Eğer kedinize yemeği kendiniz pişirerek veriyorsanız yemek en
az 65 derecede pişirilmelidir.
-
Hamile kadın kedinin tuvaletini
hamilelik boyunca temizlememeli veya temizleyecekse ellerine
eldiven giyerek temizlik yapmalı ve temizliğin ardından da
sabunlu suyla ellerini iyice yıkamalıdır.
-
Sokaktan eve gelişte çıkarılan
ayakkabılar –hamile olup kedi beslemeyenler için de geçerli-
kedilerin ulaşamayacağı ya da dolaşmadığı yerlerde muhafaza
edilmelidir. Zira evde kedi olmasa da sokaktan da bu
organizmanın eve taşınması söz konusu olabilir. Bu sebeple
hamile kadınların ayakkabılık temizliğini de eldivenle
yapmaları uygun olacaktır.
-
Hamilelik boyunca kedi sokağa
çıkarılmamalıdır. Evde saksılı çiçekler var ise –evde kedi
olmasa bile- çiçek gübreleri düşük bir olasılıkta olsa
toxoplasmosis içerebileceğinden- hamile kadınlardan ve
kedilerden uzak tutulmalıdır.
Hamile kadınların hamilelik sebebi
ile hemen kedilerinden uzaklaşmaları gerekmiyor. Yukarıda
söylenen önlemler alındığı takdirde hamile kadınlar da pekala
kedileri ile birlikte bu süreci keyifle geçirebilirler. Ama her
şeye rağmen hamilelik sırasında kedilerini uzaklaştırmak zorunda
kalıyorlarsa en azından bunu geçici bir süre için yani
hamileliğin sonuna dek düşünmelidirler. Bir çocuğunuz olurken
size alışmış, sizinle yaşamayı bilen bir başka çocuğunuzu
kaybetmeniz gerekmiyor. Doğumdan sonra kediniz pekala sizinle
yaşamaya devam edebilir. Temizlik bilinçli olarak uygulandığında
faydalıdır ama bir korkuya dönüştürüldüğünde fiziksel
rahatsızlıktan bile kötüdür.
|