|
FIP'i Tespit Etmek, FIP Testleri
Otopsi haricinde, yapılan testlerin
aslında kedideki corona virüsü düzeyini söyleyebilmesi. Yani testler corona
virüsü ile mutasyona uğrayarak FIP’e sebep olan virüsü ayırt edemiyor.
FIP tanısının konmasında yararlanılan
testler :
1) Kan Testleri : Bu bir kan testi
olup kan da virüse karşı geliştirilmiş antibody düzeyi araştırılıyor. Ama bu
testler de viriüsün FIP’e sebep olan virüs mü yoksa FIP’ye sebep olan
mutasyona dönüşmüş virüs mü olduğu bilinmiyor. Genellikle test sonucu eğer
titer düzeyi 3200’ün üzeri ise ve diğer klinik gözlemler de FIP tanısını
destekliyor ise kedinin FIP hastası olabileceğinden bahsediliyor. Ama bu
testi 2 ay sonra tekrarlanması gerekiyor. Eğer yapılan son test ile bir
önceki test sonucu arasında titer seviyesi açısından % 10 azalma var ise
kedinin FIP geliştirmediği kanaati oluşabiliyor. Bu tür kan testleri
kliniklerde yaygın bir şekilde bulunabiliyor ama yanılma payları da dikkate
alınmalı.
2) ELISA Testi : Bir kan testi olan
ELISA testinde de kan da virüse karşı geliştirilmiş antibody düzeyi
araştırılıyor. Kliniklerde bu testin yapılması oldukça güç, özel
labratuvarlar ya da veteriner hekimlik fakültelerinde yapılabiliyor.
3) RT-PCR Testi
(~revese-transciptase polymerase chain reaction test) : Bu test ise kedinin
dışkısında, ağız salgısında ve rektumdan alınmış dokularında antibody
düzeyini ölçüyor. RT-PCR testinin kan testlerine göre daha başarılı olduğu
düşünülüyor. Testin 5 ay süre ile her ay tekrarlanması öneriliyor.
4) FA Testi (~fluorescent antibody)
: Dokular, karında biriken su, dışkıda antibody düzeyi araştırılıyor. Bu
test de kan testleri ile kıyaslandığında daha güvenilir bulunuyor. ABD /
Georgia Üniversitesi'nde bu testler uygulanıyor.
5) Karında Biriken Sıvının Testi :
FIP hastalarından “Islak FIP” denen FIP türünde karında gözle görülür bie
sıvı birikimi oluşuyor. Bu testle bu sıvıdan örnek alınıyor ve sıvıdaki
protein düzeyine bakılıyor. Eğer protein düzeyi 35 g/l aşıyor ise FIP’den
şüpheleniliyor. Aynı zamanda albumin:globulin oranı ölçülüyor. Globulin
konsantrasyonu % 50’den fazla ise yine FIP’den şüpheleniliyor. (Karında
biriken sıvının temel karekteristikleri : kıvamlı, açık sarıdan koyu sarıya
doğru renklerde ve bulanık.)
6) Röntgen Ya Da Ultrason : Karında
biriken sıvının tespitinde önemli. Sıvının kapladığı alanın tam olarak
anlaşılması açısından da gerekli bulunuyor.
7) Otopsi (necropsy) : FIP
hastalığına kesin tanı ancak ölen kedinin organlarında yapılan ve FIP’e
sebep olan virüsün yaratmış olduğu yıkımın hem gözle tesbiti hem de
labratuvar testleri ile ortaya çıkarılması anlamına gelen otopsi halen FIP
hastalığının teşhisinde tek kesin tanı yöntemi. Kedinizin FIP’den dolayı
öldüğü düşünülüyorsa hemen bir veteriner hekimlik fakültesi ile bağlantıya
geçerek otopsi yaptırmanızı salık veririz. Özellikle birden fazla kedi
sahibi iseniz, yaşayan kedilerinizin üzerindeki şüpheyi netleştirebilmenin
en doğru yöntemi de bu.
|