|
FIP'i Teşhis Etmek
Hatalık semptomlarının yanı sıra FIP
teşhisini desteklemek amacıyla bir dizi test yapılması gerekiyor. Ama hemen
belirtmeliyiz ki, şu an otopsi haricinde hiçbir test % 100 FIP teşhisi
yapamıyor. FIP şüphesini en çok ifade ediyor. Bunun sebebi ise, otopsi
haricinde, yapılan testlerin aslında kedideki corona virüsü düzeyini
söyleyebilmesi. Yani testler corona virüsü ile mutasyona uğrayarak FIP’e
sebep olan virüsü ayırt edemiyor. Kediler virüse karşı antibody
geliştiriyorlar ve bu antibody adedi, titer düzeyi denen nümerik bir değerle
test aracılığıyla tespit ediliyor. Eğer titer seviyesi 3200’ün üzerinde ise
kedilerin FIP olma olasılıklarından bahsedilmeye başlanıyor. Ama 3200’ün
altında titer düzeyi çıkan ve FIP olan kediler de var. Bir başka karışıklık
da aynı kedi için yapılan farklı testlerde ölçülen titer seviyesinin de
farklı çıkması. Bunun sebebi ise testlerin kullandığı antigenlerin
birbirlerinden farklılık arz etmesi. Yani bir test ile bir kedide FIP olduğu
şüphesi ortaya çıkarken bir başka tür test de FIP şüphesi uyandıracak bir
titer seviyesi görülemiyebiliyor. Bu sebeple FIP şüphesi ile kedinize bir
test yapılıyor ise titer seviyesini veteriner hekimizden öğrenmelisiniz.
FIP Hastalığını Teşhisinde Kullanılan
Testler Nelerdir?
Otopsi haricinde, yapılan testlerin
aslında kedideki corona virüsü düzeyini söyleyebilmesi. Yani testler corona
virüsü ile mutasyona uğrayarak FIP’e sebep olan virüsü ayırt edemiyor.
FIP tanısının konmasında yararlanılan
testler :
1) Kan Testleri : Bu bir kan testi
olup kan da virüse karşı geliştirilmiş antibody düzeyi araştırılıyor. Ama bu
testler de viriüsün FIP’e sebep olan virüs mü yoksa FIP’ye sebep olan
mutasyona dönüşmüş virüs mü olduğu bilinmiyor. Genellikle test sonucu eğer
titer düzeyi 3200’ün üzeri ise ve diğer klinik gözlemler de FIP tanısını
destekliyor ise kedinin FIP hastası olabileceğinden bahsediliyor. Ama bu
testi 2 ay sonra tekrarlanması gerekiyor. Eğer yapılan son test ile bir
önceki test sonucu arasında titer seviyesi açısından % 10 azalma var ise
kedinin FIP geliştirmediği kanaati oluşabiliyor. Bu tür kan testleri
kliniklerde yaygın bir şekilde bulunabiliyor ama yanılma payları da dikkate
alınmalı.
2) ELISA Testi : Bir kan testi olan
ELISA testinde de kan da virüse karşı geliştirilmiş antibody düzeyi
araştırılıyor. Kliniklerde bu testin yapılması oldukça güç, özel
labratuvarlar ya da veteriner hekimlik fakültelerinde yapılabiliyor.
3) RT-PCR Testi
(~revese-transciptase polymerase chain reaction test) : Bu test ise kedinin
dışkısında, ağız salgısında ve rektumdan alınmış dokularında antibody
düzeyini ölçüyor. RT-PCR testinin kan testlerine göre daha başarılı olduğu
düşünülüyor. Testin 5 ay süre ile her ay tekrarlanması öneriliyor.
4) FA Testi (~fluorescent antibody)
: Dokular, karında biriken su, dışkıda antibody düzeyi araştırılıyor. Bu
test de kan testleri ile kıyaslandığında daha güvenilir bulunuyor. ABD /
Georgia Üniversitesi'nde bu testler uygulanıyor.
5) Karında Biriken Sıvının Testi :
FIP hastalarından “Islak FIP” denen FIP türünde karında gözle görülür bie
sıvı birikimi oluşuyor. Bu testle bu sıvıdan örnek alınıyor ve sıvıdaki
protein düzeyine bakılıyor. Eğer protein düzeyi 35 g/l aşıyor ise FIP’den
şüpheleniliyor. Aynı zamanda albumin:globulin oranı ölçülüyor. Globulin
konsantrasyonu % 50’den fazla ise yine FIP’den şüpheleniliyor. (Karında
biriken sıvının temel karekteristikleri : kıvamlı, açık sarıdan koyu sarıya
doğru renklerde ve bulanık.)
6) Röntgen Ya Da Ultrason : Karında
biriken sıvının tespitinde önemli. Sıvının kapladığı alanın tam olarak
anlaşılması açısından da gerekli bulunuyor.
7) Otopsi (necropsy) : FIP
hastalığına kesin tanı ancak ölen kedinin organlarında yapılan ve FIP’e
sebep olan virüsün yaratmış olduğu yıkımın hem gözle tesbiti hem de
labratuvar testleri ile ortaya çıkarılması anlamına gelen otopsi halen FIP
hastalığının teşhisinde tek kesin tanı yöntemi. Kedinizin FIP’den dolayı
öldüğü düşünülüyorsa hemen bir veteriner hekimlik fakültesi ile bağlantıya
geçerek otopsi yaptırmanızı salık veririz. Özellikle birden fazla kedi
sahibi iseniz, yaşayan kedilerinizin üzerindeki şüpheyi netleştirebilmenin
en doğru yöntemi de bu.
FIP Bulaşıcı Bir Hastalık Mı?
FIP’e sebep olan Corona Virüs’ü
bulaşıcıdır. Ama FIP hastalığının 2. ve 3. aşamalarında hastalığını bulaşıcı
olması hususunda kesin bir yargı yoktur. Yapılan klink deneylerde FIP
hastası kedilerle birlikte bırakılan sağlıklı kedilerin bir kısmında
hastalık görülmüş bir kısmında ise görülmemiştir. Ama önlem olarak FIP
hastalığı teşhisi konan kedinin izole edilmesi önerilmektedir. Ama eğer
teşhis doğru değilse izolasyon stres düzeyini arttıracak ve stres belki de
FIP’yi tetikleyen sebep olacaktır. Gerçekten bilinen her durumun tersinin de
söz konusu olduğu bu hastalıkta karar verilmesi oldukça sıkıntılı bir
süreçtir.
Hastalığın Aşamaları Nelerdir?
FIP hastalığı 3 aşamaya ayrılır :
1) Başlangıç Aşaması : 2 ila 4
hafta arasında sürer. Virüs kapılmıştır ve kedi bedeni içinde çoğalmaya
aşlamıştır.
2) Uyku Aşaması : Bir kaç haftadan
bir kaç yıla kadar uzanabilir. Virüs kedinin içinde pasif durumdadır. Bir
hastalığa sebep olmaz. Bu aşamada hastalık bulaşıcı değildir. Ama bir takım
sebeplerden ötürü FIP ortaya çıktığında bu aşama sona ermiş demektir. Corona
virüsü alan her kedinin FIP olmadığını tekrar hatırlatalım. Ama FIP olması
da % 2-10 olasılık dahilindedir.
3) Hastalık Aşaması : Islak FIP
türünde 3-4 ay, Kuru FIP durumunda ise 2 yıla kadar uzayabilir. Bu aşamada
hastalık kendini gösterir. Bu aşamanın sonunda ne yazık ki kedinin hayatını
kaybetmesi durumu ile karşılaşılır. Bu aşamada kedinin bulaşıcı olup
olmadığı tartışmalıdır. Zira bu aşamada FIP’li kedilerin diğer kedilerde
ayrılması bir önlem amacı ile herşeyden önce yapılmaktadır. Ama klinik
araştırmalarda FIP’li kedilerle yanyana kalan sağlıklı kedilerin hepsi de
FIP’ye yakalanmamıştır. Yine de önlem olarak FIP hastalığı teşhisi konan
kedinin izole edilmesi önerilmektedir. Ama eğer teşhis doğru değilse
izolasyon stres düzeyini arttıracak ve stres belki de FIP’yi tetikleyen
sebep olacaktır. Gerçekten bilinen her durumun tersinin de söz konusu olduğu
bu hastalıkta karar verilmesi oldukça sıkıntılı bir süreçtir.
|