|
s i v i l t o p l u m d u y u r u l a r ı
[Sayfa
1] [Sayfa
2] [Sayfa
3] |
|
|

Kore'de
Hayvanlara Yapılan
İşkenceye Son
Ver!

|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
P
Dünya Sanatı Dergisi
37.
sayısını
olan “kedi”ye ayırdı.

Selçuk Demirel
P Dünya
Sanatı Dergisi 37. sayısını farklı zamanlarda, coğrafyalarda ve
kültürlerde sanatın esini ve konusu olan “kedi”ye ayırdı
“KEDİ VE
SANAT”
Mısır
Uygarlığı uzmanı ve yazar Jaromir Malek P için evcil kedinin
tarihini yazdı.
Emily
Jane Anderson ve Gerald Hausman “Kedi ve Sanat” dosyası için kedinin
farklı kültürlerdeki hallerini ve masallarını yazdılar.
Gökhan
Akçura Türk edebiyatındaki ünlü kedileri ve kedi sever yazarları
Eren Eyuboğlu’nun kedilerinin eşliğinde anlattı.
Tomris
Uyar’ın kedileri, Avni Arbaş ve Orhan Peker’in resimlerinin
eşliğinde P’ye konuk oldu.
Enis
Batur; Giacometti, Calder, Leonardo, Bonnard ve Balthus’un kedi
resimlerini P’nin 37. sayısı için okudu.
Rudyard
Kipling’in kedinin bağımsızlığını ve yabanıllığını anlatan “Başına
Buyruk Kedi” adlı öyküsü, Batılı ressamların kedileriyle buluştu.
Kedi
Charles Baudelaire’den Pablo Neruda’ya, Kobayaşi İssa’dan Özdemir
Asaf’a , Fransisco Goya’dan Paul Klee’ye, Carlo Carra’dan Selma
Gürbüz’e birçok Batılı ve Türk şair ve ressama esin kaynağı oldu. P,
kedi resimleri ve şiirlerinden okurları için bir seçki yaptı.
P, Amélie
Edgü’nün küratörlüğünü yaptığı “Doğu Karadeniz’de Kırsal Mimarî”
sergisini, serginin bilimsel yönetmeni Afife Batur’un kaleminden
aktardı.
KÜÇÜK
KEDİNİN BÜYÜK GİZEMİ
Kedilerin
neden bu kadar büyük bir kültürel alanı işgâl ettikleri sorulabilir.
Altı üstü dört bacaklı, kuyruklu, küçük ve sıradan bir hayvandan
bahsediyoruz. Bu memeliye bu kadar çok efsanenin yüklenmiş olmasını
akıl almıyor. Gelgelelim küçük ve evcil kedinin büyük gerçeği budur.
Kedinin efsanesi onun olağan boyutunu olağanüstü ölçülere taşır.
Kediler hakkında yazdığı kitaplarla tüm dünyada üne kavuşan Gerald
Hausman, P için kaleme aldığı yazısında bizi kedilerin masalsı
tarihinde yolculuğa çıkarıyor. Peru’dan Basra’ya uzanan geniş bir
coğrafyadan “kedi” temasının işlendiği heykeller, resimler,
elyazmaları ve kumaşlar bu yolculukta karşılaşacağımız sanat
yapıtları.
Kedi ilk
kez Mısır’da evcilleşti ve evcil kedi Mısır’ın Roma
İmparatorluğu’nun egemenliği altına girişinden sonra tüm dünyaya
yayıldı. Mısırlı köylülerin ambarlarını koruyan, bu nedenle sınırsız
hoşgörü
gören kediler, bugün evlerimizdeki küçük kedilerin atalarıydı.
Dolayısıyla kedinin insanlarla kurduğu ilk ilişki, bugün onlarda
hâlâ gözlemlediğimiz özellikleri de açıklar. Antik Mısır kedisiyle
ilgili dünyadaki en kapsamlı kitabı (The Cat in Ancient Egypt;
British Museum Press) hazırlamış olan Jaromir Malek, evcil kedinin
tarihini P için yazdı.Kedinin, bireyciliği, yabanıllığı,
dolaysızlığı ve gücü, güzellik ve zarafetle hiç zorlanmadan
birleştirmesinden doğan çekim gücü, edebiyat için eşsiz bir konu,
simge ve araç olmuştur. Türk edebiyatı da kedi metinleriyle doludur.
Tokatlı Kânî Dişi Kediler Kitabı’nda mart ayından önce, kedilere
özgürlük hakkının tanınmasını dilemiştir. Tevfik Fikret’in Zerrişte
adlı kedisinin arkasından bir şiir yazdığını hepimiz biliriz. Adı,
kedileriyle birlikte en çok anılan yazarımız Hüseyin Rahmi
Gürpınar’ın son sözleri “Kedilerimi iyi doyurun!” olmuştur. Bilge
Karasu, Göçmüş Kediler Bahçesi’nde “kedi sevme”nin keskin bir
tarifini yaptıktan sonra “Kedi sever gibi sevmemeliyiz
sevdiklerimizi” der. Gündelik hayat tarihçisi ve araştırmacı Gökhan
Akçura, edebiyatçılarımızın şiir, öykü, roman ve anılarındaki
kedileri P okurlarına anlatıyor. Akçura’nın yazısına Eren
Eyuboğlu’nun olağanüstü kedi desenleri eşlik ediyor. Kedinin
nitelikleri arasında sanatçıyı –ve hatta hepimizi– en çok
kışkırtanı, herhalde onun “sınırsız” bir evcil oluşudur. Ya da,
başka bir deyişle, evcilliğinin sınırlarını kesinkes kendi başına
koyuşu ve istediği anda da ortadan kaldırışıdır. Bu yönüyle kedi,
aynı anda hem en hayranlık uyandıran hem de en nefret edilen
hayvandır. İngiliz yazar ve şair Rudyard Kipling’in “Başına Buyruk
Kedi” adlı öyküsü ve Tomris Uyar’ın “Gündökümleri”nden parçalar,
kedinin bu gizemli ve kışkırtıcı yanını anlatıyor. Elbette Türk ve
Batı resminin “kedici” ressamlarıyla birlikte. |
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
Bercuhi Berberyan’dan
İçimiz Isınsın Biraz

İçinizi ısıtacak sımsıcak sevgi öyküleri,
hayvanlara, insanlara, adalara dair…
İnsanın içini ısıtan, sımsıcak sevgi öyküleri “İçimiz Isınsın
Biraz”. Ama kahramanları epeyce farklı bu kitabın. Yazar,
Burgazada’lı Jamgoç Todori’nin çapkın horozu ile Madam
Evdoksiya’nın kart tavuğu arasındaki inanılmaz aşk öyküsünü
anlatıyor, üst komşunun komik suratlı kaplumbağası Josefin’in
karakterini çiziyor kitapta.
Bercuhi Berberyan, Adalı Yayınları’ndan çıkan ilk kitabında,
çocukluğundan itibaren tüm yazlarını geçirdiği Adalar’dan,
Burgaz’dan, Kınalı’dan hayvan öyküleri anlatıyor. Ama bu
öyküleri salt “hayvan öyküleri” diye tanımlamak haksızlık olur,
kitabın yalnızca tek bir boyutunu yansıtır. “İçimiz Isınsın
Biraz” adaların zengin kültürel mozayiğinden çok renkli anlar,
anılar sunuyor. Ve tabii sımsıcak, capcanlı insan portreleri…
Yazar, kitapta yer alan öyküleri bir çeşit “rahmet öyküleri”
olarak tanımlıyor. Yaşamının çeşitli anlarını paylaştığı, pek
çoğu bugün artık yaşamayan can dostlarının ruhlarını bu öyküler
aracılığıyla rahmetle anıyor: “Bu öyküler klasik hayvanseverler
için yazılmış öyküler değil. Özellikle ‘affedersin hayvan’
diyen, hayvan adlarını küfür olarak kullanan insanlar için
yazıldı. İddia ediyorum ki insanlar koşulsuz sevmeyi
hayvanlardan öğrenebilirler” diyor.
Bercuhi Berberyan’ın yaşamı boyunca hayvanlarla ilgili ne çok
anı biriktirdiğine şaşmamak elde değil. Henüz dokuz yaşında
küçücük bir kız çocuğu iken bir kuyunun dibinden çıkardığı yavru
kedi, yaz sonu bir gün, sessizce göç yoluna uğurladığı
leylekler, Kınalıada’nın köpekleri. Herkesin sevgilisi
‘Diplomat’ ruhlu Garip, çocukların en yakın dostu, çirkinler
çirkini Lucky ve Mimoza restoranın “efendi” köpeği Lord. Her
biri olanca canlılığı ile bu öykülerin başkahramanları…
Berberyan, can dostları hayvanlarla birlikte, komşularını da
rahmetle anıyor ve onların geleneklerini sevgiyle yadediyor:
“Madam Evdoksiya sık sık bize, içinde iğne oyası dantel örgülü,
gümüş tepside, kristal kâselerle reçeller ikram ederdi. Ve de
buz gibi küp suyu. Benim çocukluğumda Rum evlerinde, misafirlere
reçel ikram edilirdi gül, ayva, portakal… Ermeni evlerinde de
çevirme tatlısı… sakızlı, kaymaklı, vanilyalı.”
İlk
kitabını, artık hayatta olmayan kedisi “Mşuş”a adayan Berberyan,
bu ilişkiyi de şöyle anlatıyor: “Hayatımdaki en anlamlı
ilişkiydi. Sözsüz… Zihinsel iletişimle yürüyen sıcak ve
duygusal… Aslında biz konuşurduk da… O benim her dediğimi anlar,
ben de onunkini anlar gibi yapardım. O benim dilimi kolayca
öğrendi, ben onunkini hiç çözemedim.”
Bercuhi Berberyan
İstanbul’da doğdu. Ermeni derneklerinde yazar, oyuncu ve kostüm
tasarımcısı olarak 30 yıllık amatör tiyatro geçmişi olan
Berberyan, 6 yıldır “Berberyan Kumpanyası”nın direktörlüğünü
yürütüyor. Yazarın 2002 yılında yazıp yönettiği “Kınalı Ah
Kınalı” adlı oyunu, iki sezon boyunca seyircinin yoğun ilgisiyle
sahnelendi. Aynı zamanda resimle uğraşan sanatçı, ilk kişisel
sergisini 2004 yılında açtı. Yaklaşık iki yıldır Ermenice ve
Türkçe olarak yayınlanan haftalık Agos Gazetesi’nde bir köşesi
olan Berberyan, aylık dergi Adalı’daki yaşam öykülerinin yazarı
olarak da tanınıyor.
Kitap Talebiniz İçin :
EKİN YAYINCILIK – ADALI YAYINLARI
0212 – 233 97 54 ile görüşebilirsiniz.
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
Bebeklerimi Öldürme!
Kanada Büyükelçiliği
Nenehatun Caddesi No:75
GOP Ankara
Tel:
(312) 436 1275 Fax: (312) 4464437

Norveç Büyükelçiliği
Kelebek Sokak No:18 GOP
Ankara
Tel:
(312) 4379950 Fax: (312) 4376430
Kanada ve Norveç'te Bebek Foklar
Katlediliyor!
Bu Katliama Dur Diyelim!
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
Kuyruklu Bir Oyun
(İleti Tarihi : 11.11.2005)

Tiyatro
Anka 12 Kasım cumartesi 20:00 Kadikoy Barış Manço Kültür
Merkezi ve 13 Kasım pazar 18:00 Altunizade Kültür
Merkezi’nde sokak kedileri yararına sahneleyeceği bir oyunla
bu yılki tiyatro sezonuna hızlı bir giriş yapıyor. Kaan
Basmacıoğlu’nun; Tan Oral, Pelin Temiz ve Moliere gibi
yazarlardan esinlenerek yazdığı “Bu Oyunun Kuyruğu Var”
ismindeki tek kişilik oyun, tüfekle vurulan Kaplan isimli
yavru kedinin gözlerinden dünyayı yorumluyor. Zoolistan
Dergisi’nin katkılarıyla sergilenecek oyundan elde edilecek
gelirle, sokak kedilerine mama, aşı ve tedavi olanakları
sağlanmış olunacak. Elde edilen gelirin bir bölümü ayrıca,
seçilecek pilot bölgelerde sokak hayvanları için
kısırlaştırma çalışmalarına harcanacak. Oyun öncelikle
İstanbul’da oynanacak, ardından Türkiye’nin değişik illerine
turneye çıkarak 6 ay boyunca sergilenmeye devam edilecektir.
Barış
Manço Kültür Merkezi
Rezervasyon için Gişe Tel: (0216) 418 95 49
Altunizade Kültür Merkezi
Rezervasyon icin Gise Tel: (0216) 531 30 00 - 2279
Bilet:
10YTL.
Biletleri Arkadaş pet mağazalarından ve Zoolistan dergisi
merkez ofisinden temin edebilirsiniz.
ayrıntılı bilgi almak için:
Zoolistan Dergisi
Kebire
Bozkurt
0555
422 8895
0212
227 39 12
kebire@zoolistan.com
www.zoolistan.com
TiYATRO
ANKA
0555
457 32 56
anka_workshop@yahoo.com
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
GÜLSEREN KAYALI
“KEDİLER II” SERGİSİ
LEVENT TENİS KULÜBÜ
16 - 30, KASIM 2005
Kasım 2005, Perşembe Saat: 18.00-21.00

“Sanatla yaşamak adına….bir adım daha….”
İstanbul metropolünde sergiler, galeriler dışında da yaşam
bulmaya devam ediyor… Yıllardır Levent Tenis Kulübü’ne
farklı amaçlarla gelen kişiler, 16- 30 Kasım 2005 tarihleri
arasında Gülseren Kayalı’nın birbirinden çarpıcı – renkli –
heyecanlı portrelerinin yer aldığı “Kediler II” sergisini
ziyaret edebilecekler. Uzun yıllar ressamlığını, sanat
eğitimciliğiyle birlikte sürdüren G.Kayalı’nın “Kediler II”
sergisi üzerine, Özkan Eroglu şunları söylemekte:

“Bu portrelerin hepsi, Gülseren Kayalı’nın
kendisidir/imajlarıdır”. Şimdi bu şu demek: Kayalı her
‘sanatçı düzleminde’ olduğu gibi, kendi bedeninde de (ruh ve
vücut) başkalaştırmalar yaşamakta, bu nedenle sözünü
ettiğimiz başkalaştırmaların, bence birer resim olarak
karşımıza çıkması kadar da normal bir şey olamamaktadır.
Burada her resim, bir vücudu temsil ederken, resimdeki her
bir dışavurum öğesi de, farklı ruh halleridir.”
Saygılarımızla,

SANAT TANITIM
Z.Fügen Akkemik
İletişim Danışmanı
fugenakkemik@sanattanitim.com
Tel: 0 535 285 01 85
LEVENT TENİS KULÜBÜ
Akasyalı Sok. No:3 4.Levent
Tel: 0212 279 27 10
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
GREENPEACE MANŞ KANALI'NDA
ÖLDÜRÜLEN YUNUSLAR İÇİN
EYLEME ÇAĞIRIYOR

Geçen mevsim, İngiliz Hükümeti
gözetmenleri "Ocean Star" ve "Ocean Crest" isimli iki geminin
150'den fazla yunusu öldürdüğüne şahit oluştur. Ama İngiliz Hükümeti
bu duruma engel olmak için parmağını bile kıpırdatmamıştır. Bu iki
gemiyi bulduk ve onları durdurmamız lazım. Ocean Star ve Ocean Crest
isimli gemiler İngiltere ve Fransa'da tarak ağ ile balık avlayan bir
filonun üyesiler. Manş Kanalı'nda her yıl bu yüzden binlerce yunus
öldürülmektedir. Her yıl bu şekilde avlanan balıkçılar yüzünden
300.000 civarında yunus ve balina öldürülmektedir.
Aşağıdaki web sayfasına girerek,
Avrupa Birliği Balıkçılıktan Sorumlu Bakanı Joe Borg'a protestonuzu
bildirmeye sizi davet ediyoruz.
http://act.greenpeace.org/ams/e?a=1674&s=fsh
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|

Merhaba, size Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Derneğinden yazıyorum. Çocuklarda kendi hayatlarına ve
çevrelerine karşı sorumluluk geliştirme, hayvanlarla
ilişkilerini güçlendirme ve kedilerin daha sağlıklı yaşamalarına
aracılık etme amacıyla "Fener-Balat'ta Ortak Yaşam Projesi" ne
başlıyoruz.Bu projede çocukların hayvanlara karşı
duyarlılıklarını geliştirmeyi, semt kedilerinin sağlıksız
çoğalmalarını önlemeyi ve proje alanında kedilerin insanlar için
olmazsa olmazlığını göstermeyi hedefliyoruz. Fener-Balat'ta
insan ve kedilerin birarada yaşayabilirliğini
destekliyoruz.Projemize destek arayışı amacıyla yazdığımız
duyuruyu yayınlarsanız seviniriz.Aşağıda derneğimizle ilgili
bazı genel bilgileri bulabilirsiniz.
Derneğimizin Amacı: Gönüllülüğün yaygınlaştırılması ve
geliştirilmesini, gönüllülerin fikirlerini projeye dönüştürüp
hayata geçirmesi için alan açmayı hedefliyoruz. Büyük kentlere
iç göç ile gelen aileler, özellikle kadın ve çocukların sağlık,
eğitim, kentte yaşam konularında desteklenmesini amaçlıyoruz.
Faaliyet: Kadınlarla ile ilgili farkındalık geliştirme, eğitim,
beceri geliştirme projeleri yapılmaktadır. Çocuklarla ilgili ise
eğitimlerine destek, yeni ilgi alanları ve hobiler edindirme,
insiyatif kullanma, sosyal gelişimlerini destekleme projeleri
yürütülmektedir.
Çalışma günleri ve saatleri: Mavi Kalem, sadece gönüllülerden
oluşan bir kuruluştur. Cuma, Pazartesi 13:00-17:00, Cumartesi,
Pazar 9:30-18:00 saatlerinde Mavi Kalem ofisi açıktır ve
faaliyetler yürütülmektedir.
Web
sayfamızdan çalışmalarımızın detayına ulaşabilirsiniz :
www.mavikalem.org
İrem Kurban
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
http://www.siviltoplum.org.tr
http://www.siviltoplum.org.tr
oluşumuna da katkılarınızı beklemekteyiz.
Türkiye’de birçok sivil
toplum kuruluşlarının (stk) kendisine ait web sayfası
bulunmasına karşın; bu kuruluşların hepsine ulaşılabilecek,
stk’lar arasında iletişimin sağlanabileceği ve ortak
çalışmaların başlatılabileceği, toplumun yapılan
etkinlikleri araştırabileceği bir iletişim ortamının
eksikliği hissedilmektedir...
http://www.siviltoplum.org.tr
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
51.000 kişilik “GÜÇ BİRLİĞİ
Bu
yazıyı 51.000 kişilik “GÜÇ BİRLİĞİ” adına yazıyoruz;
(Kampanyayı,
www.dogailebaris.org.tr adresinden takip
edebilirsiniz.)
Hiçbir toplumsal yarar sağlamayan, gün geçtikçe halkımızın
ahlaki ve sosyo-ekonomik değerlerini erozyona uğratan, yaşam
biçimimizi derinden etkileyen, MEDYADAKİ ÇARPIK YAYINLARI
İSTEMİYORUZ. Halkın çok ciddi bir bölümü bu tür yoz yayınlardan
şikâyetçidir ve hatta nefret etmektedir; fakat sesi de
çıkmamaktadır. Çözüm, bu kitlenin bir araya gelerek Güç Birliği
oluşturması ve tepkisini ortaya koymasıdır. Türkiye
mankenlerden, görgüsüzlerden, birbirini aldatan insanlardan,
kabadayılardan ve bunları seyrettirerek kazanç sağlayanlardan
ibaret değildir. Toplumumuz Bilim adamıyla, Sanatçısıyla,
Yazarıyla, Çizeriyle, Teknik adamıyla, Sivil Toplum Kuruluşları
ve Gönüllüleri ile zengin değerler içermekte ve azımsanmayacak
çoğunlukta toplumsal değerlerine sahip, çağdaş insanlardan
oluşmaktadır.
Gelecek nesillere model olarak bu değerleri sunmak başta SİZLER
olmak üzere tüm toplumun görevidir. "Bir tek benim yapmamla ne
değişir" veya "Herkes yapsın ben de yapayım" diye düşündüğü
takdirde hiç kimse kılını kıpırdatmayacaktır. Türkiye,
başkalarının ne diyeceğine bakmadan doğruları arayıp
yapabilenlerle var olacaktır. Sorunun çözüm isteyenler bu tür
yayınları önce kısmen ve giderek bütünüyle boykot ederek, eylem
ve etkinliklerle kamuoyuna sesini duyurmaya başlamışlardır. Doğa
İle Barış Derneği olarak, bu konuda büyük bir kampanya
başlattık. Sanal ortamda başlatılan kampanyada 9 günde 51.000
katılımcımız oldu. Günde 5.000 kişi artan katılımın önümüzdeki
günlerde 100.000 leri geçeceğini görebiliyoruz.
Amacımız, toplumumuzun birleşik gücünü, sorunun çözümünde
odaklamaktır. Kampanyamızın başarılı olması ve sorunun çözülmesi
için SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINI göreve davet ediyor, GÜÇ
BİRLİĞİMİZE katılmaya çağırıyoruz., Bu maksatla WEB sitemizde
kurumsal destek bölümü açılmıştır. Web sitemizin adresi:
www.dogailebaris.org.tr
Sevgi ve saygılarımızla.
Yüksel Üstün
Doğa İle Barış Derneği Başkanı
Dernekler, Vakıflar, Birlikler, Odalar, Yerel Yönetimler,
Firmalar, Özel veya Kamu kurum ve kuruluşların da desteklerini
bekliyoruz..
Lütfen, bu mesajı duyurun ve desteklenmesini sağlamaya çalışın…
Sayın Tınaz Titiz’e katkılarından dolayı teşekkürler ederiz.
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|